24 Aralık 2009 Perşembe

Ve o an...

Telefon çalar, kargonuz gelmiştir denir veeee.... Evvet, bugün, içinde Almanya vizesiyle pasaportum geldiiiii :) Üzerine uçak biletimi de aldım hatta... Her ne kadar söylemesine çok alışamasam da halen, sanırım gidiyorum artık:) Garip geliyor bak hala söyleyince ne bileyim...

Oldukça keyifli başladı aslında bugün. Departmanca Fenerbahçe'de kahvaltıya gittik, okulu asan liseliler modunda... Aralık ayının 23'üne inat güzel bir hava vardı şansımıza. Bol muhabbet, bol yeme içme, sonrasında Fenerbahçe Parkı'nda keyifli bir yürüyüş ve bol bol da fotoğraf çekme... Işık çok güzeldi, herkesin keyfi yerindeydi, sağolsun Ömürden'in sayesinde makinemin özelliklerini keşfetmek için de ideal bi gün oldu... Bulutlu ama güneşin bir yerlerden sızdığı havanın etkisinden midir, topluca fotoğraf çekilmemizden midir bende bir duygusallık hakim oldu ve büyük kararı arkadaşlarımla paylaşmaya karar verdim. Aslında gideceğimi söylemenin bu kadar zor olacağını hem tahmin ediyordum hem de beklemiyordum ne bileyim, zor oldu. Garip çünkü, hem gidecek olmanın heyecanıyla sürekli birşey kıpırdıyor midemde, hem de şaka maka 3.5-4 senenin geçtiği yerden, insanlardan ayrılmanın verdiği burukluk kaplıyor bi anda. Karışık, karmakarışık...

Bundan 9-10 ay önce (vay be o kadar olmuş)yazdığım bir yazı vardı gitmeler üzerine... Yine duygu yoğunluğunun fazla olduğu bir günde yazmıştım, belki bir gün okuturum dediğim ama halen kimsenin okumadığı bir yazı... Gitme kararlarının verilmesi, gidişler, kalanlar, gitme diyememeler üzerine... Garip diyorum ya insan hayatı, bir dönem kalan tarafındayken bir anda, beklenmedik bir anda hem de giden sen oluyorsun, belki de arkanda bıraktıklarını farketmeyerek...

Neyse nasıl başladım neler yazdım, dolmuşum sanırım ben bugün. Zor, garip, karışık bi gündü yeterince onu biliyorum...

Yalnız şunu farkettim bi de, Jehan'ın gidersen bana da bir dengini yolla... dediğini duyulduğum herhangi bir an, illa ki ince bir sızı olacak derinlerde bir yerlerde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder